Facebook'da Paylaş: Share
Hepimiz Bu Galaksinin Evlatlarıyız (Hiphoplife)


Mekan-ı Cehennem albümü sonrası yaklaşık 3 yıl sessiz kalan Raziel Nisroc, tadımlık albümü Ritüel EP ile müzik piyasasına geri döndü. Biz de Hiphoplife ailesi olarak Raziel ile bu albümün üzerine ve sessiz geçen son üç yılını nasıl değerlendirdiğine dair kendisiyle kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. PMC stüdyosuna, gelecek planlarına ve düşüncelerine de yer değinilen röportajı üyelerimize sunuyori keyifli okumalar diliyoruz !

Kısa süre önce ikinci solo albümün Ritüel EP'yi dinleyicilerine sundun. Az şarkıdan oluşmasına rağmen albümün hazırlanma süreci bayağı uzun sürdü, bu süreçten bahseder misin?


Elimden olmayan sebeplerden kaynaklı bir ara dönem yaşadım ve müziğimle ilgilenemedim, bu süreçte web sayfam razielnisroc.com da “Gizli Bahçe” diye bir bölüm hazırladım, yazı ve şiirlerimi takipçilerime sundum. Mekan-ı Cehennem albümünden sonra bir yıl boyunca müzik kulağımı güçlendirdim. 2007 yılında Ritüel için şarkılar yapmaya başladım. 2009’un ilk yarısında bütün şarkıların kayıtları bitti ve kısa çaların tavrı netlik kazandı. Tabi kayıt sonrasında işler bitmiyor, resmi internet sitesi ve profillere yeni tasarımlar hazırlamaya başladık, bir yandan artwork çalışmalarına başladık. Pmc stüdyosunun açılışı bize yeni heyecanlar yaşattı. Bu süreçlerin tamamını eş zamanlı olarak yaşadığım için müzik üretiminin dışında ciddi bir hazırlık peşindeydim.

Albümün kayıtları önceden tamamlanmasına rağmen son halini alması bayağı uzun sürdü. Bu sürecin albüme olumsuz bir etkisi olduğunu düşünüyor musun ?

Müzik garantisi olmayan sosyal bir iştir. Yani her evre, projenizi daha güçlü ya da daha etkisiz kılabilir. Her adımda aklınızdakileri görebildiğiniz sürece bir sorun yaşamazsınız. Ritüel Ep’nin Mix-Mastering sürecinin çoğunda yer aldım. Hayki ve Da Poet ortaya yüreğini kattı ve her şeyden önemlisi güveneceğim insanlarla çalışmanın verdiği rahatlık ve samimiyet projeme yapıcı bir hava kattı.

3,5 yılı aşkın süredir sessiz kaldın. Bu süre içerisinde herhangi bir albüm yapmayıp sadece düet çalışmalarıyla yetinmenin nedenlerine değinir misin ?

Benim müzik yaşantım sadece albüm yapmaktan ibaret değildi ve öyle olmadı. Mekan-ı Cehennem albümünden sonra bir yıl kadar ara verdim. Hayatımda değer verdiğim insanlarla yolumun ayrılması ve üniversite hayatına başlamam, hangi noktadayım ve nereye gidiyorum diye durup düşünmemi sağladı. Müzik tutkunu biri olarak yapıtlarımı nasıl şekillendiririm diye düşünmeye başladım. Proje geliştirmek, yapım aşamasına nazaran daha uzun bir süreç gerektiriyor bana göre. Ritüel başlığını nasıl sunmam ve içeriğini nasıl hazırlamam gerektiğine karar vermem oldukça zamanımı aldı çünkü bir adet kısa çalar değil, seri olarak düşündüğüm bir proje.

Albümün perde ardında daha önce de defalarca çalıştığın Da Poet, Hayki ve Fonetik ismini görüyoruz. Perde ardına değinecek olursak bu üç isim ve albüme etkileri için neler söylemek istersin ?

Da Poet benim tek bir cümlemden ne istediğimi anlayabilecek bir dost. Onun müzik ruhu ve yapıtları hakkında aksi görüş bildirecek birileri olduğunu düşünmüyorum. Da Poet’le çalışırken fazla diyalog kurmamız gerekmiyor çünkü artık aramızda demini almış bir atmosfer söz konusu. Hal böyleyken müzikte yeni akımlar yaratmak bizi biz yapan kökleri besliyor ve bundan büyük keyif alıyoruz. Fonetik adını sıkça görmediğimiz, yeni bir isim olmasına rağmen, müzik kulağı ve müzik adına kurduğu hayaller bakımından bir çok ortak yönümüzün olduğunu keşfettiğim bir beatmaker ve ortak arkadaşlarımızdan biri. Şuana kadar Jargon ve Raylar için birlikte çalıştık ve sonucundan ikimizde memnun kaldık. Hayki’nin mix-mastering’e el atması tamamlayıcı faktör oldu. Bütün bunların yarattığı  işlevsellik ve şarkıların arkasında bir ekip çalışmasının olması, müziğin etkisini ve gücünü ortaya koymaya yetiyor.

İlk solo albümünde albümü resmeden bir görselliğe rastlıyorduk. Ritüel'in kapağı da Mekan-ı Cehennem'de kullanılan bir teknikle kalem kullanılarak hazırlanmış. Albüm kapaklarına en az albüm içeriği kadar önemle eğildiğini söyleyebilir miyiz ?

Ritüel Ep albüm kapak çizimi Mehmet Akçakoca’ya ait, insanın kendi elleriyle oluşturduğu kaosu betimleyen, sade bir görsel çalışma istedim ve Mehmet bir ay gibi bir sürede, parlak akrilik ve rapidoyla karışık bir teknikle çizimleri tamamladı. Bir albüm sunmak benim için şarkı yapmakla sınırlandıramadığım bir iş, o yüzden albüm kapak tasarımı dahil bir çok noktaya özen göstermek isterim. Klibinden, kapağına, afişinden konserine, bir albüm sunmak bir proje hazırlamakla eşdeğerdir. Ama ülkemizde bunlar detay ve masraf olarak görülüyor ve bence tekrarlanan en büyük yanlışlardan biride bu.

Esperanza şarkısını storytelling tarzıyla belli bir kurguya oturttuğunu görüyoruz. Daha önce sitemize verdiğin röportajlarda storytelling olayının senin için çok önemli olduğunu dile getirmiştin. Bu tarzın ilk adımları bu albümle atılmış oluyor, storytelling şarkıların devamı da gelecek sanırım ?

Bu zamana kadar yayınladığım demo albümlerin bir çoğunda sözlerde üzeri kapalı storytelling tasvirler yaptığım için bu yönümü güçlendirmek istiyordum. Ama bir şarkıyı bilinçli bir şekilde bu stil ile tasarlamak başka bir konsantrasyon şekli. Esperanza, çalışma yöntemlerimi değiştirmeye zemin oluşturan ve mizacıma yeni bir heyecan katan bir şarkı oldu. Kendimle yarışımda güzel bir kulvar açtığımı hissediyorum. Abstract hiphop benim uzmanlık alanıma giriyor ve storytelling tarzıyla müthiş bir etkileşimi var. Bu yüzden devamını getirmek istiyorum.

Esperanza parçasının senin hayatındaki yeri bir başka olmalı. Bize bu şarkının hikayesini ve baş kahramanını anlatır mısın ? 

Etrafı sorgulama dürtüsünden soyutlanmış, sadece acısına odaklanmış ve geçmişiyle yaşayan hayatların sonu mutlak dramatiktir. Bu genel tabloyu kendi hikayesiyle ele alması Esperanza şarkısını özel kılıyor. Esperanza İspanyolca’da umut demek, kendi umudunu uyuşturucu maddelerde ve anlık keyiflerde bulmaya çalışan çaresiz, rüzgarda savrulan, yaşadıklarının şokuyla geçen yılların farkına bile varamamış biri. Hayatına dair sorunların farkına varmasıyla asilliğini korumaya çalışan bir karakter. Tabi olay örgüsü ve Esperanza’nın yaptığı seçimler, şarkının temelini oluşturan faktörler.

Çevremde duyduğum bir çok yaşanmışlık hikayesinin benzer noktalarından çağrışım yaparak şarkıyı tasarladım. Hikaye örgüsündeki psikolojik yankılar, kalemimim uzmanlık alanıma girdiği için karakterin tasvirindeki detayları yakalamak oldukça keyifliydi. Kendimi farklı noktalarda görmek ve bunu başarmanın verdiği his, varlığıma yeni anlamlar yüklüyor o yüzden Esperanza sosyal tavrı ve bunu işlerken kullandığı kişisel tasvirleriyle farkını hissettiren bir şarkı oldu.

"Uzaylı" ile içerik olarak kendini farklı konumlandırdığını görüyoruz. "Yok bi' kimse, herkes hiç kimse, hiç kimse her şeye sahip değil..." diye devam ediyorsun parçada, gayet enteresan bir çalışma olmuş. Hepimiz için bir uzaylı gelmeli artık sanırım ?

Sonuçta hepimiz bir yerde bu galaksinin evlatlarıyız ve dünyamızda bu galaksinin bir ferdi. Doğal olarak hepimiz bir yerde uzaylıyız. Bu perspektiften bakınca küçük hesaplar, bizi sıkan, daraltan dünyanın hali ve düzeninden kaçmak için payıma düşeni yapıp kendi uzaylıma şarkı yaptım. Şarkının ince duygusunu hayatın her alanında yaşayan insanlar mail ve güzel yorumlarla bana ulaştılar. Vokal tekniğini rap standartlarının dışına taşması açısından seviyorum. Uçuşan ve dönüşen zamana bıraktığım güzel bir iz oldu(:

Jargon'da albümün sound'una ters bir içerikle, battle ile karşımıza çıkıyorsun. Neden bu şarkıyı da albüme kattın ?

Türkiye’de Hiphop kültürünün rotası giderek aşağılara düşüyor ve bu açık bir gerçek. Gerek kalite gerekse içerik gibi unsurların göz ardı edildiğini ve buna fırsat tanındığını ima eden bir şarkı yapmak üreticisi olduğum bu piyasa için duyulan endişenin sesi olarak albümde yer almasını istediğim bir şarkıydı. Sonuçta köklerime duyduğum hislerin yeri beni buna teşvik etti. Kendi ismimi parantez içine almam ve sanatımı savunmamın haklı bir düşünce olduğunu, bu kültür adına sorunlara dikkat çeken bir üslup kullanmak kadar doğru buluyorum. İnsanları derin uykularından uyandıran bilinçaltı mesajlarla örülü bir şarkı.

Yine aynı şarkıda "Rap, Cartel'le umudunu baştan kaybetti" diyorsun. Neden Cartel hakkında böyle düşünüyorsun ?

Cartel’in büyük bir akım yarattığı bir gerçek ama bunu yeterince değerlendirebildik mi? Ya da bu kültür yeterince anlaşılıp sevildi mi? Bu iki soruya olumsuz bakıyorum. Akımın etkisiyle bir çok insan ilgisini bu kültüre verdi ama kalıcı değerler ne yazık ki bırakamadık. Hala tam anlamıyla hiphop ve ögelerini yayınlayan, kollayan ve geliştiren firma ve şirketler yok, hala rap müziği internete mahkum ve hala organizasyonlarda yer alan ses sistemleri dahil bütün hizmetler özensiz ve oldukça kalitesiz.

Cartel bu kültürün Türkiye’de yankılanan en büyük sesi olmasına rağmen o dönemin yapımcı şirketleri ve çıkarcı insanlarının oyununa gelmiş bir grup. Peki Cartel’in cesurca giriştiği bu hamlelerden sonra neler oldu? Herkes mağaralarına çekildi. Neden rap dinliyorsun diyenlere cevap bile verilemedi. Sonuçta Rap bir müzikti ama kendi içine hapsedildi. Bir çok insan bunu kitleler çekmek ve dışa dönük bir şekilde tasvir etmek yerine kendi ufak kitlesi için icra etmeye başladı. Duruşu Underground olsa dahi. Sadece X şahsın Y şahsa attığı duvar yazısı kalitesindeki küfürleri takip ettiler. Doğal olarak herkes diss + battle gibi heveslere kapıldı ama varolan hevesinin geçici olduğunu artık partilerin ne kadar katılımsız ve kalitesiz olduğundan çıkarmak mümkün.

Baştan kaybedilmiş bir umudu mu yaşıyoruz yoksa kökleriyle sapasağlam ayakta duran bir kültürü mü yaşıyoruz? Buna dikkat çekmek benim kendime biçtiğim bir görevdi. Algısı kıt olan arkadaşları atar damarlarına kan pompalamadan önce düşünmeye davet ediyorum.

Raylar parçası elektronik gitar melodileri ile sound açısından en dikkat çeken parçaların başında geliyor. Tanju Duru ve Sumru Ağıryürüyen'e de selam gönderilen bu çalışma nasıl doğdu ?

İzmir’de yaşayan bir arkadaşımla müzik ve hayat üzerine sohbetler yapıyordum. Değeri anlaşılmamış bir çok müzisyen olduğu hissi, müziğin gücü karşısında hayretler içinde kalmamıza neden oluyordu. Hayatın şiir ve sanatla renk bulduğunu anlatırken Tanju Duru’nun Raylar Boyunca şarkısını dinliyorduk. Değer verdiğim bir müzisyenin yapıtına kendi fikirlerimi uyarlama düşüncesi, onun duygularını benim yaşanmışlık ve görüşlerime ne kadar uyum sağladığını görmemle birlikte şarkıyı yapmak adına yeterli zemini yarattı. Fonetik için beatin taslağını çıkarıp yolladım ve böylece neler yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Aklımdakileri anlatıp büyük bir konsantre ile ortaya müziğin son halini çıkardık. Sadece sampling yapmaktan çok neler katabiliriz diye düşündük ve akustik enstrümanlarla elektronik müziğin muhteşem uyumunu yakalamayı hedefledik. Raylar şarkısının yapımında kullanılan seslerin ve aranjenin farkına varamayanların müzik kulağından şüphe duyarım.  Bende izleri olan rahmetli Tanju Duru’yu anarken ve Sumru Ağıryürüyen’e saygılarımı sunarken şarkının duygusuna farklı bir müzik tarzıyla güç kattığımı görmek benim için kişisel bir hedef, kaçışlarımı anlatması ve dünyamı betimlemesi bakımından dinleyici için en güzel şarkılardan biri oldu.

Hem Fünye'de hem de Jargon'da Türkçe Rap'e belli göndermelerin var. "Çünkü beat bu, çünkü rap bu" nakaratından yola çıkarak piyasaya dair mevcut görüşlerini bizlerle paylaşır mısın ?

Artık Türkiye Rap piyasasında samimiyet göremiyorum, oysa, aklındaki düşünceyi kalbinden çıkarıp döktüğün sürece, karmaşası ve ya sadeliğin o kadar önemli olmadığını görmeye başlarız. Şarkılar duyguyu yakaladığı sürece şarkıcısı kadar varlığını kazanır. Fünye şarkısında bu basitliğin ne kadar güçlü bir duyguda anlam kazandığını belirtiyorum. Jargon ve Fünye farkları ortaya koyan, şarkıların sadece kağıt kalemden ibaret olmadığını hissettiren yapıtlar bana göre. Mc’lerin bunu anlayıp her ay albüm yapacaklarına, proje üretip kendilerine piyasada yer edinmelerini öneren ve bunu ima eden şarkılar. Bu kültür eksiklerini tamamlamaktan çok, düşmanlık ve fesat besleyen ego mağduru gençlerin ortak öfkesi olmaya başladı. Ama bu öfke kardeşine değil, seni senden alan hayatın kötü tarafları olmalı.

"Suikast Notları" ile eski şarkılarına göz kırpıyorsun. Sonuda ilginç bir tespit içeren skit ile yayınladığın bu şarkı için ne söylemek istersin ?

Sadece bir insanın düşünceleri bile tarih boyunca bir çok toplumu etkileyecek güce kavuşmuştur. Sanatta düşüncelerin çıtasını değiştirecek güçte bir silahtır. Yeni kapılar ve çağrışımlar yaratacak eğilimi size sunar. Sonuçta bende bir insanım ve yaşım ilerledikçe etrafımda gördüklerime dair tespitlerde bulunma ihtiyacı duyuyorum. Savaşların ve politikanın namlusunda seyreden bir dünyada yaşamaktan, huzuru ve kaosu eş zamanlı yaşamaktan süregelen duygularımı Suikast Notları’nda özetledim. Şarkı ironik bir skitle sona eriyor, çünkü burası Türkiye. Düşünceye verilen önem bile tartışma konusu.

En çok merak edilen konu yeni vokal tekniğin, "Ritüel EP" baştan aşağı alışık olmadığımız Raziel vokalleriyle bezenmiş. Bu albüm bir deneysel çalışma mı yoksa bundan sonra Raziel'de belli başlı değişimler oluştuğunun ilk adımı mı ?

Buna tümüyle bir değişim demek yerine gelişim demek daha doğru bir yaklaşım olur. Bir insana “bu, senin geleceğin son nokta, artık daha iyisini yapamazsın” diyemezsin, çünkü her zaman daha iyisi vardır. Eğer sanatçı kendisini bir noktaya hapsederse orası onun kafesi olur, samimiyetini yitirir. Zira Mekan-ı Cehennem tadında bir albüm yapsaydım, “şarkıların hep aynı” diye yorumlar gelecekti ve kendimi zora sürecektim, doğal olarak şarkılar samimi olmayacaktı. Gerçi Ritüel’de yaptığım gelişimlere bile kem gözle bakıp “eski raziel nerde” diyen birkaç kişi mevcut(: Bunlara pek kafa yormuyorum çünkü Ritüel Ep deneysel çalışmalarımı ateşe veren güzel bir adım oldu, devamını elbette getirmek istiyorum. Kendimi tanımak için köklerimden can bulan ve büyüyen yönlerimi tanımam, müzikten duyduğum en büyük hazlardan biri. Bu gözle bakanlarda bizi dinleyen insanlar arasına katılıyor. Raylar ve Uzaylı şarkıları varolan kitle dışında bir çok insanın beğenisini kazanmış durumda.

Eski albümlerinden de aşina olduğumuz abstract havayı yine düşük ritimde kovaladığını gördük Ritüel EP'de. Ama bu albümünün diğer çalışmalarına göre daha deneysel tavırlar, farklı kompozisyonlar gibi belli başlı farklılıkları var. Sen Ritüel EP'yi nasıl konumlandırıyorsun ?

Bir sene müziksiz yaşadım. Ve onsuz yapamayacağımı anlayınca hayatımı müzikle geçirmeye karar verdim. Bu kendime kanıtladığım en büyük tutkum. Ritüel Ep geçmişime saygı, müziğimin geleceğine yelken açan, kısa çalardan oluşan, serileşecek bir proje. “Kaygısız müzik” başlığıyla yayınladığım küçük projelerden ilki.

Bu albümü doyumluk değil de tadımlık olarak yorumlarsak ve bir geçiş albümü sayarsak doğru düşünmüş olur muyuz ?

Çok doğru bir tespit olur. Stüdyo albümlerine ön izleme yapacak, insanlara farklı tatlar bırakmasını hedeflediğim, satış ya da popülarite kaygısı beslemeyen samimi ara albümler diye tanımlanabilir.



Albümler arası geçişlerinde Ritüel EP'nin seri şeklinde devamı olacak mı ?

Evet, böylece sıkı takipçilerin ön görülerini besleyecek, onlara sanatın sınırları olmadığını göstermeye özen gösterecek bir seri. Özgür olmak istediğim bir başlık ve sonuna kadar yaşatmayı hedefliyorum. Gelecek tepkilerden çok kendimle olan yarışımı yine kendi kurallarımla ifade eden bir seri albüm projesi.

İnsanlar seni hala Mekan-ı Cehennem albümüne göre değerlendiriyor ve karşılaştırmalarda o noktayı kıstas alıyorlar. Bunca yıldan sonra gelen değişim sence nasıl yorumlanmalı ?

Raziel Nisroc cidden bu işi ciddiye alıyor denmeli, beğenilsin ya da beğenilmesin mühim değil, burada benim hayal ettiklerimin can bulması mühim olan. Ama önüme duvar çekip yoluma taş koyan insanların bu kültürde parazit olarak yaşayanlar olduğunu söylemekten çekinmem.

Şöhret ve ya küçük dağları ben yarattım havaları, bu müziğin sanayileştiği ülkelerde doğal karşılanabilir. Ama bu tavırları ülkemizde ve özellikle benim projelerimi eleştirmek için kullanan mc’lerin ya da dinleyicilerin ne yapmıştan çok, ne yapmak istemiş diye bakmalarında yarar var. Beni forumdan takip edip şarkılarımdan pay çıkaran ve zanaatımı takip eden insanları zaten biliyorum ve görüyorum, ama müzik evrenselse, rotayı küçük başarılardan alınan güçle asıl hedefe yani evrensel açıya çekmek istemem her müzisyen kadar benim içinde varolan en doğal hak ve kurduğum en güçlü ideal. Müziğimde yaptığım değişimler kendi geçmişini reddetmekten ziyade ona değerler katan, gelişime ve profesyonelliğe dair attığım adımlardan oluşuyor.

PMC adı altında bir stüdyo girişiminiz var. PMC'nin tam olarak açılımı, içeriği nedir ve ileride bu stüdyodan çıkmış ne tarz projeler görebileceğiz ?

Pmc (Professional Music Company), 2009’un sonbahar aylarında faaliyete geçirdiğimiz Hiphop Prodüksiyon şirketi ve çalışmalarımızı yürüttüğümüz bir stüdyo. Bir Complation albüm projesi var bunun yanında Hayki, Da Poet, Patron ve benim albüm çalışmalarımızı hazırlayacağımız güzel bir girişim.

Ritüel EP için bir video çalışması düşünüyor musun ?

Şarkılar dinleyicilerin hayal gücünde küçük klipler yaşatan sanatsal öğeler ve bir klip çekmek bu hayal dünyasına dört köşeli kalın birer çizgi çekmek kadar acı bir gerçek. Bunu yaparken dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü ne yazık ki klipsiz popülerlik kazanmak ve ya şarkıyı öne çekmek pek mümkün değil. O yüzden hassas davranıyorum, eğer yaratıcı ve sanatına güvendiğim bir isim bulabilirsem klip çekmeyi düşünüyorum. Ama şuan arayışlar devam ediyor.

Ritüel'in ardından planladığın projelerden bahseder misin ?

Uzun metraj solo albümlerini demo bazında yayınlama fikri bana heyecan vermiyor artık. O yüzden bu işi olması gerektiği gibi yapmak adına çalışmalarıma başlamayı düşünüyorum. İlk Stüdyo albümüm için kadromuz ve imkanlarımız yeterli. Ama şimdilik albümün nasıl ve ne şekil olacağı konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değil.

Eklemek istediğin bir şey var mı ?

“İnsan dünyayı değiştirmeye kendisinden başlar.” Çevreci olmalıyım demeyin, olun. Geri dönüşüme inanın. Birde, korunun, sevdiklerinizi koruyun. Size ait olan müziği, takip etmeyin, yaşayın ve yaşatın.

Yıllardır bizi takip edip ilgisi ve desteğini esirgemeyen hiphoplife.com.tr ailesine teşekkür ederim.

Saygılarımla
R.

Grafik: Cype
Fotoğraflar: Burak Orçun

Full Album: Raziel Nisroc - Ritüel EP
Alternatif Yansı: Raziel Nisroc - Ritüel EP

Multimedya: Raziel Nisroc
Online: www.razielnisroc.com
MySpace: www.myspace.com/razielnisroc




Yasal Uyarı!
Hiphoplife.com.tr Kuralları!
 
 

 


 
Gelen Kutusu
Yeni Mesaj
Giden Kutusu/Durum
Geri Dönüşüm Kutusu
Engellenmiş Kullanıcılar
Profil

BuddyList






Hiphoplife Şifremi Unuttum.
Hiphoplife'a Sende Üye Ol!
 


Hiphoplife Anasayfa | Haberler | Röportajlar | Yazylar | Dosyalar | Forum | Yleti?im
Forum Türkçe Rap: Genel | Underground | Forum Dünya'dan Rap: Genel | Haberler | ?arky Sözleri
Forum Genel: Graffiti | Dj's | Parti Haberleri | Serbest Kürsü | Alym Satym