Ayben: Bir Kadın Olarak Buna Sessiz Kalamam

Yazdır

10 yıldır sektörden uzak kalan Ayben bu uzun sürecin ardından Sony Music Türkiye ve Basemode Records işbirliğiyle solo kariyerine bomba gibi bir albümle dönüş yaptı. Albüme adını veren Başkan şarkısını bir de kliple süsleyen Ayben daha Başkan’ın etkisi silinmeden Yol Ver adlı 2. klibinin çekimlerini de yine Atıf Ülkü’nün yönetmenliğinde tamamladı. Biz de Ayben’le bu uzun süren arayı, geri dönüşü için onu nelerin tetiklediğini, albümün perde arkasını, baskı ve şiddetle susturulan tüm kadınlar için yazdığı satırları, Roka, Da Poet ve Tanerman imzası taşıyan altyapıları, Trap’le olan bağını, gelecek planlarını ve daha fazlasını detaylıca konuşup gelecek sürprizleri öğrendik. Sizlere gerçekleştirdiğimiz bu detaylı röportajı sunuyor, keyifli okumalar diliyoruz.

10 yıl aradan sonra yeni albümün Başkan’ı çıkarttın. Yeni bir albüm için neden bu kadar bekledin ve bu 10 yıllık süreci gerek müzikal gerekse sosyal olarak nasıl değerlendirdin ?

Bu işe başladığım ilk dönemde de albüm çıkarmak gibi bir plan kurmamıştım ancak zaman beni bu yöne götürdü. Sebebini ben de bilmiyorum ancak biraz geri çekilmek ve beklemek istedim. Evet, 10 yıl uzun bir süre fakat o süre boyunca da tamamen müzikten uzak kaldığım söylenemez. Çeşitli toplama albümlerde yer aldım, düetler yaptım. Bir çok konser ve organizasyonlarda sahneye çıktım. Almanya’da bir tiyatro oyununda yer aldım. Rap damarlarınızda akmaya başladığında her ne kadar uzak kalmayı seçseniz de yapamıyorsunuz. Bu süreç bana bunu öğretmiş oldu.

Geri dönme süreci neden bu kadar uzun sürdü sebebini ben de bilmiyorum. İlk zamanlar gördüğüm ilgi zannediyorum beni hazırlıksız yakaladı. O yoğunluğu taşıyamadım. Ve bir süre kendime zaman ayırmak, hayatı yaşamak ve gözlemlemek istedim. Bu da epey zamanımı aldı.

Peki geri dönüşünü ne tetikledi ?O geri dönmeliyim hissi nasıl oluştu ?

O his gerçekten bir anda geldi. Gözlemlediğim konular, hayatın akışı kararlarımı netleştirmemi sağladı. Uzaktan izlediğimde olmak istediğim yerin sahne olduğuna karar verdim. Anlatmak istediğim şeyler birikti. Anlatmalıyım dedim ve gerisi geldi.

Ara verdiğin dönemde müzikal ve sosyal olarak neler yaptın, kendini nasıl geliştirdin ?

Farklı insanlarla tanıştım. Hayatım gerçekten bambaşka yönlere gitti. Yurtdışında workshoplar ve sahne çalışmaları yaptım. Farklı kültürlerden bir çok insanla tanışma fırsatım oldu. Bunlar beni gerçekten iyi anlamda besledi. Özel hayatımda da değişimler yaşadım. Aşık oldum ve evlendim. Kısacası hayatı iliklerime kadar yaşadım. Düşüncelerimi, doğrularımı tarttım, Hatalarımı gördüm.

Bu süreçte yurt dışında workshoplar’a katıldın, gezdin, evlendin, olgunlaştım dedin ve Başkan’ı çıkarttın. İnsan olgunluğa erişince hayatında bazı taşlar yerine oturur, fikirleri ve bakış açısı gençliğine nazaran değişir. Başkan albümü için aslında olgunluk sürecinin ilk meyvesi dersek bu değişimi nasıl değerlendirirsin ?

Aynen öyle. Bu süre boyunca daha olgunlaştığımı hissediyorum. Önceliklerim değişti. Önceleri benim için çok önemli olan şeyler değerini yitirdi ve ciddiye aldığım konular bambaşka yollar izledi. Az önce de söylediğim gibi farklı ortamlarda, farklı ülkelerde bir çok insanla tanışma ve çalışma fırsatım oldu. Bunlar beni besleyen çok kıymetli anlardı. Birikimler edindim. Kısacası yaşadım. Düştüm kalktım, canım yandı, çoğu kez eğlendim. Ortaya yeni bir ben çıktığını hissettim. Bununla birlikte yeni bir albüm ve yeni bir ben diyerek bu sürece başladım.

Başkan albümü eski çalışmalarına nazaran çok daha teknik ve üst seviyede bir iş olmuş. Albümün hazırlık sürecini anlatır mısın ?

Albüm yapmaya karar verdiğimde ilk yazdığım şarkı “Ne Var Ne Yok” şarkısıydı. O şarkıyı yazdığımda Berlin’deydim. Daha yeni nesil ama yine ben olan bir şarkı. Kendimi, neler yapmak istediğimi ölçüp tartmaya başladığım bir andı. Daha sonra albüm yapma kararımı önce kendimle sonra ailemle paylaştım. Geri çekildiğim dönemde bu kararıma hayret etseler de hep yanımda oldular, anlam veremeseler de kararıma saygı duydular. Albüm yapmaya başladığımda ise gerçekten kimsenin ne yapacağımla ilgili bir fikri yoktu. Albümün tüm detaylarıyla, her melodisiyle ilgilendim. Çünkü başladığım ilk andan itibaren kafamda bu albüm bitmişti bile. İsminin “Başkan” olacağı dahi benim için çok netti. Finalini duyarak başladım diyebilirim.

Albüm koordinatörüm Ulaş Demiröz’ le görüştüm ve beni Sony Music Basemode ile bir araya getirdi. Müthiş bir ortaklık oldu. Roka ile zaten sürekli olarak çalışıyorduk, Da Poet ile geçmişten gelen bir tanışıklığımız var ancak ilk kez birlikte prodüksiyon yaptık. Tanerman ile ilk kez albüm vesilesiyle bir araya geldik. Ulaş önayak oldu ve sonunda güzel bir iş çıkardık ortaya. Buğra zaten birlikte çalışmaktan büyük keyif aldığım bir dostum, albüme katkısı çok büyük. Hepsine gerçekten bu yolda benimle birlikte yürüdükleri için minnettarım.

Başkan’a gelen tepkiler nasıl ? Dinleyicilerden gelen yorumlara göre hangi şarkılar ön plana çıkıyor ? Senin ön planda tuttuğun ve özel anlam yüklediğin şarkılar hangileri ?

Albümün beğenileceğini hissediyordum ancak beklediğimden fazlasını aldım diyebilirim. itunes, Apple Music ve Spotify gibi mecralarda günlerce listelerde yer aldı. Benim için büyük gurur. Çünkü 10 yıl gerçekten çok uzun bir süreç. Tamamen unutulabilirsiniz. Ancak dinleyiciler beni hiç yalnız bırakmadılar. Tıpkı ailem gibi onlar da sabırla beklediler ve albüm çıktığında aldığım yorumlardan gördüğüm kadarıyla fazlasıyla memnun kaldılar ki bu gerçekten paha biçilemez bir şey. Beni en mutlu eden kısmı ise herkesin farklı favorileri olması. Şarkıların tamamına eşit reaksiyonlar aldık. Benim için hepsi elbette çok özel ve bu şekilde geri dönüş alıyor olmaktan çok mutluyum. Ancak Ceza ile birlikte yaptığım “Fenomen” şarkısının yeri elbette ayrı. Ceza’nın ağabeyim olması ayrı ancak sanatsal anlamda benim için dünyada tek. Muhteşem bir kalem, eşsiz bir sahne, mükemmel bir teknik. Benim için bir idol. Albümümdeki şarkı sadece ikimizin birlikte seslendirdiği dördüncü düetimiz. Bu kadar hayranlık duyduğum bir sanatçıyla birlikte çalışmak gerçekten tarifsiz.

Lansman ile birlikte seyirciyle de buluşturdun albümünü. Uzun bir aradan sonra yer aldığın sahnedeki heyecanın hala aynıydı. Ardından çıktığın konserlerde de heyecanın hissedildi. Bu heyecan hiç bir zaman geçmiyor galiba ?

Umarım geçmez. Bu heyecan bana çok kez sahnede hata da yaptırıyor. Ama bu heyecanı seviyorum. Sahnede farklı bir büyü var. Oraya çıktığım andan itibaren yaşadığım adrenalin apayrı ve onu gerçekten ilk günden beri hiç kaybetmedim. Bu her sahnede aynı şekilde devam ediyor.

Lansman elbette daha başkaydı. Orada 10 yıllık birikimin ilk sunumunu yaptım ve yeni şarkılarla ilk kez seyirciyle göz göze olduğum bir andı. Memnuniyetlerini gördüğümde ise heyecanım katlandı.

Dönemin müziğinin de etkisiyle albümde Trap esintileri de görüyoruz. Tanerman ile olan uyumundan ve albümün Trap yanından bahseder misin ?

Tanerman ile gerçekten iyi bir ikili olduk. Müzik sürekli gelişen ve kendini yenileyen bir alan. Dolayısıyla zamana ayak uydurmak ve kendinizi yenilemek, geliştirmek zorundasınız.
Altyapıları toplamaya başladığımda Taner ile sürekli iletişimdeydik. Neler istediğimi anlattım. Taner ile çok hızlı ilerledik. Ben iş konusunda tez canlı ve disiplinliyim. Onu darladığım zamanlar da oldu elbette :) Albümde ilk kez autotune denedim. Daha önce denediğim bir sound değildi, ancak dediğim gibi zaman ve müzik gelişiyor. Hatırlayanlar vardır bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce Buğra ve Sahtiyan bir albüm yapmıştı ve bir çok şarkıda autotune kullanmışlardı. O dönemde ciddi eleştirilere maruz kalmışlardı. Bir yandan çok da beğenilmişti. Benim albümde de bu önyargımı yine Buğra kırdı. Ve sonuç olarak güzel iş çıkardık. İnsanların tepkileri de bu yönde.

Bu tarz senin için de yeniydi, ülkemiz için de yeni. Peki albümü hazırlarken sen nerelerden esinlendin ya da yardım aldın ?

Dediğim gibi, yenilenen müzik kültürü bizlere ilham veriyor. Ancak Rap = Rap. Hayat beni konu anlamında en çok besleyen şey. Hem sosyal hayatım hem de gündem benim kaynağım. İkisinin birleşimi sonucu ortaya çıkan her şey bu albümde yer alıyor.

Bundan sonrası için de Ayben’i Trap izleri taşıyan projelerde göreceğiz diyebilir miyiz ?

Bundan sonra beni rap’in içinde göreceksiniz diyebiliriz :)

Trap başta olmak üzere son yıllarda hiphop’ın çehresinde ve yine dinleyici kitlesinde ciddi bir değişim var. Buna paralel olarak hem dünya genelinde hem de ülkemizde Trap’in hiphop’ın ruhunu öldürdüğü düşüncesi tartışılıp oldschool hiphop’a duyulan özlem de dile getirilmeye başlandı. Sen bu değişimi ve varacağı noktayı nasıl gözlemliyorsun ?

Hiphop son yıllarda en dikkat çeken kültür. Rap müziğin gelişimi tartışılmaz. Piyasada artık sayısız alternatif yer alıyor. Çok güzel işler çıkıyor ortaya. Müziğin her türü değişim gösteriyor. Müzik benim için özgürlük demek. Ve bir çok alternatif barındırdığı için herkesin kendi kulak zevkine göre işler mevcut. Bunu tartışmak bana gereksiz geliyor. Radyolarda maruz bırakıldığımız şeyler dışında insanların online mecralarda çokça alternatifi var. Sunulanın dışında gerçek listeler var. İstediğinizi yapmakta ve dinlemekte özgürsünüz. Ben yeniliklere her zaman açığım dolayısıyla da bu değişime saygı duyuyorum.

Oldschool ruhu elbette bambaşka. Oraya duyulan saygı hep aynı kalacak elbette. Ancak bir daha oldschool işler çıkmayacak anlamına gelmiyor bu. Dediğim gibi konunun özü özgürlük. Ne hissediyorsanız onu yapıyorsunuz. Dinleyici de aynı şekilde değerlendirmekte ve bunu dile getirmekte özgür. Ancak yenilikten de zarar gelmez.

Albümde kadına şiddet ve istismara karşı bir duruş da bulunuyor. Umut Var da bu duruşun başında geliyor. Bu camiadaki sayılı kadın sanatçıların başında gelmen omuzlarına bir yük koyuyor mu ?

Bunu bir yük gibi hissetmiyorum ancak elimde bunu dile getirme ve insanlara ulaştırma fırsatı var. Ve bunu kullanmayı tercih ediyorum. Bunu ilk albümde de yapmıştım. Şimdi de yaptım. Burada üzücü olan hiçbir şeyin değişmemiş olması. Şiddet, taciz istismar hala devam etmekte. Kadınlar susturuluyor, kadınlar öldürülüyor. Bir kadın olarak buna sessiz kalamam.

Peki bu sorumluluk müziğini nasıl etkiliyor ?

Dediğim gibi, ben hayattan besleniyorum ve bu da maalesef yok sayılamayacak ölçüde var olan bir konu. Bunu hayatın bir parçası olarak kabul etmiyorum ve etmeyeceğim de.Sorumluluk hissediyorum. Bu da sözlerime yansıyor.

Bir röportajında ‘‘15 sene önceki Ayben’e mesaj iletmek istesem işlediğim konuları değiştirmemi söylerdim, bir çok şeyi vakit kaybı olarak görüyorum.’’ demiştin. Başkan albümünde sosyal farkındalığın ve mesajların fazla olması bu düşüncenden mi kaynaklanıyor ?

Belki de. Neredeyse çocukluğumdan beri bu kültürün içinde müziğimi icra ediyorum. İlk dönemlerde gençliğin verdiği farklı bir görüş ve heyecan vardı. Hayata bakış açınız, öncelikleriniz, ciddiye aldığınız konular bambaşka oluyor. Yaş ilerledikçe de bu konular önemini yitiriyor ve hayatı daha farklı ele almaya başlıyorsunuz.

Peki kadın sanatçılarının azlığı senin açından rekabet ortamını nasıl etkiliyor ?

Kötü etkiliyor elbette. Çok yakın bir zamanda Brüksel’de bir organizasyonda yer aldım. Dünyanın farklı ülkelerinden writerlar, b-girller, mc’ler ve dj’ler bir festival için bir araya geldik. Tamamı hiphop ile ilgilenen onlarca kadın. Bunu kendi ülkemde de yapabiliyor olmak isterdim ki bu ilk değil. Daha önce de benzer organizasyonlara Almanya ve İsveç’te de katılmıştım. Bunu biraz kıskanıyorum.

Bu sana tek alternatif olma konusunda bir rahatlık veriyor mu yoksa daha fazla kişi olsaydı gelişimim ve etkileşimim daha farklı olabilirdi mi diyorsun ?

Aksine daha huzursuz ve yalnız hissettiriyor. Dediğim gibi, katıldığım organizasyonların benzerinin burada da yapabilmesini isterdim.

Çıkış parçan Başkan gerek klip gerekse sözleriyle bayağı dikkat çekti. ‘10 yıl geçti ama ben hala tepedeyim’ dercesine piyasaya bir meydan okuma da var gibi ?

Rap müziğin adetindendir gövde gösterisi :) Şaka bir yana, uzun süre ara verdikten sonra gerçekten bir geri dönüş hissettirmek istedim. Şarkının ismine yakışır bir duruşu olması önemliydi. Haliyle de hem teknik olarak hem de enerji olarak hem de görsel olarak  bunu hissettirmek gerekiyordu.

Klibe gelince, albüme çok emek verdik. Klibimize de aynı şekilde özen gösterdik ve Atıf Ülkü yönetmenliğinde tüm ekip ki bu ekibe sen de dahilsin muhteşem bir iş çıkardık. Haliyle insanlar da bu özenimize aynı şekilde karşılık verdi ve çok beğenildi. Uzun zaman trendlerde kaldık ve harika yorumlar aldık. Yapmak istediğim tam da buydu. Bu sebeple çok mutluyum.

10 yıl önceki son albümünde yer alan ’Son kez zorlandın, son kez hor görüldün, bak baştan başlar’, ‘Benim o kimseden korkmayan aynen, benim o her yerde korkulan Ayben’ gibi liriklere göndermelerin bulunuyor Başkan şarkısında. Ceza ile olan şarkıda da karşılıklı vokallerinizin olduğu 3. verse’te satır sonlarındaki Ay-Ben ve Ce-Za heceleri de dikkat çeken bir diğer ayrıntı. Albümde dinleyicilerin yakalayamadığı bu tarz başka renkli detaylar var mı ?

Evet, ilk albümümün giriş cümlesini ufak bir değişiklikle kullandım. Benim için önemli bir göndermeydi. Birçok insan farketti. Fenomen’deki kelime oyunumuz ise daha farklı. Bu detayları dinleyicilerin kendilerinin farketmesi çok hoşuma gidiyor açıkcası. Birkaç detay daha var aslında. Ama söylemiyorum. Beklemedeyim :)

Başkan klibine çekilen klip büyük beğeni topladı. Klipten ve o günün perde arkasından bahseder misin ? Mesela çekim günü herkes telaşlıyken senin soğukkanlılığın göze çarpıyordu.

Herkes bunu söylüyor. Her işte olduğu gibi ufak tefek ve bazen büyük aksilikler yaşayabiliyoruz işin perde arkasında… Ki albüm sürecinde de başımıza gelen çok şey oldu. Ama benim problemler karşısında fazla soğukkanlı bir duruşum var. Bu çocukluğumdan beri de böyle. Telaşlı bir insan olmadım hiç. Haliyle de konuları sakince çözüyorum. İşimde de bu bu şekilde devam ediyor.

Sen de oradaydın, gerçekten kalabalık bir ekip çalıştık. Haliyle kontrol altında tutmak zorlaşıyor. Ama Atıf gerçekten hızlı çözümlerle tamamladı her şeyi. Senin aracılığınla tam da hayalimizdeki mekanda çekimimizi gerçekleştirdik. Tekrar teşekkür ederim sana. Ve insanların da izlemekten keyif aldığı keyifli bir iş çıktı ortaya. Bu yüzden çok mutluyum.

2. klip hangi şarkıya çekilecek ?

Başkan klibi yayınlandıktan sonra insanların beklentilerine kulak vererek “Yol Ver” şarkısını kliplendirme kararı aldık. Dinleyicilerin çoğu “Başkan” şarkısını single olarak yayınladığımı zannediyor. 12 şarkılık bir albüm olduğunu algılamayanlar var. Bazen yorumlarda görebiliyorum. Yeni şarkı ne zaman diye soruyorlar. Oysa 12 tane yepyeni şarkı ile döndüm. Müzik marketlerden CD alıyor ve dinliyorsunuz ancak insanlar sevdikleri şarkının klibini izlemek ve sizi görmek de istiyorlar. Klipler bu noktada büyük önem taşıyor. İsteğimiz her şarkıyı kliplendirmek ama bakalım zaman neler gösterecek.

Yol Ver klibi için bu sefer tasarlanan konsept nedir ?

İlk klipten farklı olarak bu kez daha ufak bir ekiple ilerledik. Teaser ufak bir ipucu olsun. Gerisi sürpriz.

Herkesin merakla beklediği sorulardan biri de Fenomen’e klip çekilip çekilmeyeceği ? Albümdeki tek düet olan Fenomen şarkısına da değinerek bu konu hakkında bilgi verir misin ?

Az önce de söylediğim gibi. Aslında olabildiğince çok klip çekmek istiyoruz. Fenomen’e gelince, evet albümdeki tek düet. Albüm sürecinde aklımda olan tek düet Ceza oldu ve beni kırmayarak bana eşlik etti. Bu kez bambaşka bir durum var ki takip edenler bilir, Ceza aslında işin mutfak kısmında masa başına geçmese de altyapıların sample seçimlerinden, ritimlerine kadar her konuda çalıştığı isimleri yönlendirir. Kendi albümlerinde daima işin başında durur. Fenomen’de ise bambaşka bir durum söz konusu çünkü ilk kez masa başında beat’i tamamen kendisi yaptı. Benim için de gerçekten muhteşem bir tecrübeydi. Ve şarkı herkes tarafından çok beğenildi.

Şarkının klibine gelince net konuşuyorum. Evet klip çekeceğiz. Planlarımız var. İlerleyen zamanlarda haberdar edeceğiz zaten.

Albümün dikkat çeken detaylarından biri de prodüktör koltuğunda senin de adının geçmesi. Albümün bu yanına da değinerek senin için nasıl bir deneyim olduğunu anlatır mısın ?

Bu benim için de bir ilk oldu. Dedim ya albümün her zerresine müdahil oldum. Aslında her işimde bu şekilde çalışıyorum ama burada daha farklı bir şekilde ilerledik. Gerçekten her melodiyi özenle seçerek, beatlerin aranjelerinden, booklet tasarımına kadar hepsini en içime sinen hale getirene kadar arkadaşlarımla birlikte çalıştım. iş Prodüktör olarak kimin ismini yazmalıyız? Kısmına geldiğinde herkes kendi ismincevabını verdi. Böylelikle ben de imzamı atmış oldum. Benim için gerçekten müthiş bir tecrübe oldu.

Mart ayında Belçika’daki bir festivale katıldın. Bu festivale de değinerek takipçilerin için önümüzdeki dönemlerde yer alacağın projeler ve organizasyonlardan bahseder misin ?

8 Mart Kadınlar Günü temalı bir festivaldi bu. Daha önce benzer konserlere katılmıştım Almanya ve İsveç’te. Bu kez Belçika’daydık. İnanılmaz gurur vericiydi. Ben müziğimi Türkçe yapıyorum ancak öyle güzel tepkiler aldım ki bir kez daha müziğin dili olmadığına şahit oldum. Bu da mutluluğumu ve gururumu katladı. Bu organizasyon dışında ilerleyen zamanda çıkmak üzere olan bir kaç albümde düetlerle yer aldım. Ayrıca katılacağım organizasyonlar da var. Sosyal medya hesaplarımdan hepsini duyuruyor olacağım. Ancak şu an için netleşen 21 Mart’ta Dj Hırs ile birlikte %100 Açık sahne için If Beşiktaş’ta olacağız. 5 Mayısta da yine İstanbul’da Hip Hop is Back sahnesindeyiz. Nisan ayında ise çok farklı, sürpriz bir proje için İstanbul ve Ankara’da sahnemiz olacak ama bununla ilgili detayları ilerleyen günlerde duyuracağız.

Bir aile kurdun ve bu da beraberinde farklı sorumluluklar da getiriyor. Belki de müziğe ayıracağın zaman eskisine nazaran daha az olacaktır. Peki ileride gerek kariyerin gerekse sosyal hayatın için planların nedir ? Umarım bir sonraki albümün için yine bu kadar uzun beklememiz gerekmeyecek : )

Öyle olsa albüm çıkarmak yerine tamamen bıraktığımı açıklardım :) Aksine Atıf bu konudaki en büyük destekçilerimden. Yaptığım işe yabancı da değil. Albümün tüm fotoğraf ve görsel tasarımını ve ilk albümdeki 2 klibim gibi bu albümde de klipler yine Atıf Ülkü’ye ait. Zaten birlikte çalışıyoruz. Artık ara vermek yok. Sürekli yeni fikirler üretiyoruz. Önümüzde bir çok plan var. Daha yeni başlıyorum.

Eklemek istediğin bir şey var mı ?

Evet var. Bahadır, lütfen daha kısa röportaj soruları hazırla. :)

Dinle / Satın Al: D&R & Spotify & iTunes / Apple Music

Online: www.twitter.com/aybenofficial & www.facebook.com/aybenofficial