Tankurt Manas: Sanata Kelepçe Vurulmamalı

Yazdır

Basemode Records, Sony Music Türkiye etiketiyle Haziran ayında Bilinçaltı adlı ilk bandrollü albümüyle dinleyicilerinin karşısına çıkan Tankurt Manas ile 12 şarkıdan oluşan yeni albümü üzerine detaylı bir röportaj gerçekleştirdik. Müziğindeki değişime, albümün satır aralarına ve düet seçimlerine de yer verdiğimiz röportajda Bilinçaltı konseptinin doğuşuna ışık tuttuk. Sizlere Tankurt Manas ile Bilinçaltı üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajı sunar, keyifli okumalar dileriz.

Kısa süre önce 12 şarkıdan oluşan “Bilinçaltı” albümün müzik marketlerinde ve dijital ortamlarda satışa sunuldu. Albümün hazırlık sürecinden bahseder misin ?

Yeni şirketim Sony Music & Basemode ile ilk olarak “Sıkıntı Yok” Single’ını yaptık ve hemen ardından bir albüm hazırlama planı içine girdik. Bu benim ilk bandrollü albümüm olacaktı o sebeple ilk olarak prodüktörleri belirleyip altyapı ve fikir alışverişi başladı.

Albümü hazırlarken aklımda “Grime Hip Hop” soundları vardı ve trap müzik almış başını gidiyordu. Bol bol yabancı mainstream örneklerini dinledim, tabii bir yandan da anlatmak istediğim ruh halimi hepsinden az az harmanlamam gerektiğini düşündüm.

Dediğin gibi bu ilk bandrollü albümündü. Hazırlık sürecinde seni yavaşlatan neler oldu ?

Kişisel problemlerim oldu, yazamadığım zamanlar oldu ama beni en çok yavaşlatan beatmaker’lar oldu :( Kimisi ile il dışında olduğundan kimisi ile kendi programları olduğundan ortak vakit tutturmak bir hayli zor oldu. Bu biraz benim disiplinsizliğim. Çok geniş zamanlı çalıştım, acelesi yok diye diye…

Albümün adı Bilinçaltı olmasına rağmen Tankurt’un soyut dünyasına fazla giremiyoruz. Albümün konseptini belirlemen, yazım sürecin nasıl gelişti ?

Aslında ben öyle düşünmedim. Yol, Keyfim Yok, Yolunda Değil Pt. 2, Olmadığın Her Yer ve bir kaç şarkı daha benim iç dünyamdan çıkan ürünler oldu. Baştan aşağı bilinçaltım diyemem ama çoğunluk kafamın içindekiler olunca albümün finaline yaklaşırken bu ismi vermek geldi içimden.

Ben çok geleneksel değilim, içimden geldiği zaman kahvemi alır bilgisayar başında yazmaya başlarım :) Full konsept bir albüm değil, ben ruh halime göre şarkılar yaparım. Bu konuda yelpazem çok geniş ve hep geniş oldu, olacak.

Flex seninle bütünleşmiş bir tarzdı ancak eski albümlerine nazaran Bilinçaltı’nda flex’i neredeyse yarıya kadar azalttığını görüyoruz. Daha modern ritimlerin üzerine düşük tempolu çalışmalar bu albümde ön planda. Seni bu değişikliğe iten sebepler neler oldu ?

Evet, flex yapabildiğim bence başarılı olduğum bir tarz. Müzik evriliyor, rap de evriliyor ve evrilmeye de devam edecek. Ben bu sefer daha yavaş anlatmayı seçtim. Belki gelecek albüm veya single’larda tekrar hızlı veya çok daha yavaş ve melodik işler çıkabilir. Ben bu albümde flex rap yapmayacağım diye şartlamadım kendimi. İçimden geldiği gibi, özetle içimden bu geldi.

Çıkış şarkısı olarak albümde hiphop sound’unu en yoğun hissettiğimiz şarkılardan Art Arda çalışmasını seçtin. Bu seçiminden bahseder misin ?

Şarkıyı yaparken, özellikle altyapıyı hazırlarken ilmek ilmek gittiğim bir parçaydı. Altyapının her noktası benim direktiflerimle yapıldı ve yaparken aşırı gaza geldim. 2 yıllık sessizliğin ardından geri dönüşümün habercisi olan ego trip bir parça olduğundan “Art Arda” ile çıkış yapmak en iyisi olur diye düşündüm, yanıldığımı da düşünmüyorum.

Albümün sound’una ve temposuna baktığımızda çok hareketli ve çok düşük şarkıları bir arada ama dengede görüyoruz. Dinleyicinin kopmaması adına bu iniş ve çıkışları nasıl ayarladın ?

Aslında albümün şarkı listesini solo, feat, solo, feat şeklinde düzenledim. Tabii bu köprüyü kurarken geçişleri iyi dengelemeye çalıştım. Daha düşük duygusal şarkıları tek bir bölüme ya da tarz olarak ayırmak istemedim.

Sakıncalı, Keyfim Yok, Yolunda Değil gibi şarkılar başta olmak üzere son dönemlerdeki Trap esintisinden senin de etkilendiğini görüyoruz. Zaten altyapılara baktığımızda da Da Poet’in yanı sıra bu türün en önemli beatmaker’ları Bugy, Cenk Çelik, Furkan Karakılıç gibi isimler var. Bilinçaltı’nın bu yanına değinerek Trap’in tarzına adapte oluşunu anlatır mısın ?

Albümde tam olarak trap mantığıyla ilerlemedim, bu bir göz kırpmaydı o tarza. Trap güzel, melodik ve çok beğendiğim bir tarz fakat herkes bunu kendi gibi yaparsa güzel. Yabancı örnekleri bire bir çakmak çok iğreti duruyor bence. Benim yaptıklarım da tam olarak kafamdaki değil, bu sadece o tarza da kendi içimde bir merhaba demekti. İleride daha adapte olmuş şekilde yapmayı düşünüyorum. Trap popüler olduğu için değil melodik olduğu için bende önem arz etti.

Sadece şarkılar, dinleyici kitlesi değil, hiphop konserlerinin çehresi de Trap akımıyla birlikte değişmeye başladı. Sende de gördüğümüz üzere auto-tune kullanımı da iyice yayılmaya hatta konserlere dahi sıçramaya başladı. İçeriden bir gözlemci ve üretici olarak hiphop kültüründeki bu değişimi ve varacağı noktayı nasıl gözlemliyorsun?

Bir önceki soruda da bahsetmiştim trap çok melodik geliyor bana. 140 bpm’ler, drum kit dizilimi çok cezbediyor. Sahnede auto-tune kullanımını ben de bir defa denemiştim. Sanatçı için de aşırı keyif verici bir durum. Açıkçası dupstep ilk çıktığında ömrünün kısa olduğunu düşünmüştüm ki bu konuda haklıyım artık eskisi kadar revaçta değil, ancak trap için aynı şeyi söyleyemeceğim. Kendine rap kültürü içinde sağlam bir yer edindi. Konserlerde insanlar sadece el kaldırmak yerine dans ediyorlar. Bu tamamen melodik unsurların ve şarkıdaki vuruşların etkisi. Ne pop müzik kadar basit ne rap kadar yoğun, bence herkesin rahatça sevebileceği bir tarz ve çok iyi gidiyor.

Düetlerde Kamufle, Server Uraz, Ayben gibi isimler yer almasına rağmen en dikkat çeken isim “Yükseklerde” şarkısında sana eşlik eden Sony Music Basemode’un 18 yaşındaki genç yeteneği Baneva oldu. Pek çok kişi Baneva’yı ilk senin albümünde dinlediğini söyledi. Yükseklerde şarkısına da değinerek Baneva ile olan tanışıklığından ve albüme dahil olma sürecinden bahseder misin ?

Düetler konusunda Server istisnası hariç daha önce hiç çalışmadığım isimlerle çalışmaya özen gösterdim. Hepsi arkadaşım. Bir şarkıda yeteneğine güvendiğim genç bir ismi ön plana çıkarmak istiyordum. Baneva’nın çalışmalarını internetten duymuştum, Basemode ile çalışmaya başladığını haber alınca iletişimimiz daha da kolay oldu. Ben kendi kısımlarımı doldurmuştum ve onun da beğenmesiyle beraber güzel bir akış yakaladık. İleride çok güzel işler ortaya çıkaracağı aşikar, Baneva’nın yolu açık olsun.

Albümde Sony Music sanatçıları dışında bir ismin yer almaması da dikkat çekiyor. Neden böyle bir tercihte bulundun ?

Albümü yaparken düet yaparım mantığıyla ilerlemedim. Herkes Basemode’da olunca insanlarla sürekli rast geliyorsun. Çoğunluk da daha önce çalışmayıp, beğendiğim isimler olunca düetleri çok uzakta aramadım :)

Eda Gören ile Uzay’ın ardından bu albüm için de “Olmadığın Her Yer” şarkısında bir araya geldiniz.  Bu tarz şarkılar genelde hiphop dinleyicilerinden tepki alıyor. Bu çalışmalar için gelen tepkiler nasıl ?

Hiç umrumda değil. Herkes istediği gibi eleştirir, sever, çekiştirir. Ben kafamdakini yapmaktan bir an bile olsun çekinmem. İnsanlar beğenir mi diye ya da eleştirir mi diye müzik yapmıyorum. Bu şarkı özelinde kötü bir eleştiri almadım. Kendimde sevdiğim sanatçılardan farklı, beğenmediğim bir iş olunca klavyemde F9 tuşunun üzerinde “>>” sonraki butonu var oraya basıyorum.

Şarkının alt yapısını çok beğendim. Temayı ben hazırladım ve bitirdim, buna bir bayan vokal lazımdı. Eda ile yaptığımız uzay şarkısında ses rengine hayran kaldım ve ona bu şarkıyı sunduğumda o da çok beğendi. Beraber yemeğe çıkıp sözlerin üzerinden geçtik biraz.

Tarzımın dışında bir şarkı, öyle bir eleştiri gözüme çarpmadı ama gelirse de şaşırmam. Ben şarkıları içimden geldiğince hazırlıyorum “elalem ne der”i diye düşünürsem müzik yapamam. Kendi doğru bildiğimi bir kesimi rahatsız ediyorsa ve bu konuda eminsem onu daha çok gözüne sokarım insanların.

Yeni albümünde bu tarz çalışmalar ya da etkileşimler olacak mı ?

Beni tekrar öyle etkileyen bir tarzda altyapı olursa yaparım.

Ayşe Akın’ın eşlik ettiği “Turluyorum” şarkısına Bodrum’da çektiğiniz renkli klip de kısa süre önce yayınlandı. Ayşe Akın’ın albüme dahil olma sürecine de değinerek bu birliktelikten bahseder misin ?

Turluyorum’u aşırı eğlenceli bir şarkı olarak düşündüm. Alt yapısını Da Poet yaptı. Pop müzik ile ilgilenen bir kadın vokal arıyordum, yine çok uzakta aramadım :) Sony Music’den Ayşe Akın’a teklif götürdüm. Şarkılara bir kota koymuyorum hiç beklenmedik bir şarkı hit olabiliyor, bence Turluyorum çok eğlenceli bir iş ama takdir dinleyicinin her zaman için.

Bu tarz pop/rap birlikteliklerine dahil olan rapçilerin neredeyse tamamı sonradan hep pişman olduklarını dile getirdiler. Sen bu birlikteli için ne düşünüyorsun ?

Ben bildiğiniz rapçilerden değilim :) Kariyerimde çok pişman olduğum şarkılarım, pop düetlerim olmuştur. Bazılarını büyük hatır vesilesiyle yaptığım da oldu. Ama albümün kitapçığının teşekkür yazısının sonunda yazdığım gibi, bu albümü ben hazırladım ve “Akıbetimin kaptanı benim”.

Bi Bidon şarkısında Feto’dan Suriyeli sorununa kadar ülkemizdeki güncel sorunlara eleştirilerin ve Türkiye’nin polis devleti olma yolunda ilerlediğine dair serzenişlerin bulunuyor. Türk siyaset tarihinin en hareketli dönemlerini yaşadığımız halde gerek senin albümünde gerekse camiamızda gördüğün üzere protest şarkıların ve söylemlerin azalmasını sen neye bağlıyorsun ?

Evet, biraz protest bir şarkı oldu. Albümde tek ama dediğim gibi yelpazesi geniş bir rapçi olarak böyle toplumsal konulara kulak asmamak olmazdı. Bence protest söylemin azalması insanların şarkılarda söyledikleri yüzünden özgürlüğünden alı konulup tabiri caizse içeri atılmasıyla doğru orantılı. Bir korku hakim oluyor ister istemez. Gerek “Hani Nerdeler” klibinde gerek ise “Bi Bidon” şarkısında bir şeyleri eleştirmek, söylemek, hatırlatmak istedim.

Emrah Karakuyu ve Server Uraz’ın eşlik ettiği Telefonlar şarkısında da yine düşük bir tempo ve auto-tune izlerine rastlıyoruz. Eski albümlerine nazaran bu albümde fazlasıyla yumuşak vokaller dinledik. Bu albüm için aynı zamanda bir geçiş süreci eseri diyebilir miyiz ?

Kesinlikle ! Değişik şeyler deniyorum ve denemeye daha da değiştirmeye devam edeceğim. Herşey değişiyor, rap müzik de öyle fakat popüler olan şeyler için değil de sürekli kulağıma tınısı güzel geldiği için bu tarz denemeler yapıyorum. İlerleyen zamanlarda bu tarz işleri daha sık duyabilirsiniz benden :)

Hani Nerdeler projesinden sonra Manga ile 1000 Parça şarkısında bir araya geldiniz. Bu proje nasıl doğdu ve bu single ile ilgili ne gibi planlarınız var ? Mesela Manga’nın sahnelerinde sizi de görebilecek miyiz ?

Hani Nerdeler bilindiği üzere eskilerin bildiği bir parça ve bu parçanın yeni versiyonunda yer almaktan onur duydum. maNga ise benim için apayrı bir proje oldu. İlk teklif geldiğinde çok heyecanlandım. Stüdyoya gidip hayranı olduğum ekip üyeleri ile tanıştığımda ise bu heyecan neredeyse 2 katına çıktı. 3-4 konsere birlikte çıktık, şarkıyı seslendirdik. Ekim-Kasım ayı gibi sözleri yazıp asıl kayda hazır olmuştum ve henüz yeni yeni sizlerle paylaşıyoruz. Benim kariyerimde unutulmazlar arasında bir iş oldu. Bundan sonra aynı sahneye çıkmaya devam eder miyiz bilmiyorum, maNga bir ekip ve bu düette 5 kişi misafir olarak yer aldık. Herkesin farklı iş yoğunlukları var ama umarım birlikte sahne yapmaya devam ederiz. Onlar da biz de çok keyif aldık.

Son dönemlerde Ezhel v Khontkar başta olmak üzere hiphop sanatçılarına ve bu kültüre yönelik bir takım gözaltı ve tutuklama kararları alındı. Kimisi sanata vurulan bu prangaya ve sansür uygulanmasına karşıyken kimi kesim de bu duruma normal gözüyle bakıyor. Sen son dönemlerdeki bu gelişmeler hakkında ne söylemek istersin ?

Hiç mutlu değilim, açıkçası üzüldüm bu olaylar sırasında. Bir de Vio hayatını kaybetti, durum daha da üzücü oldu. Ben bir insanın müzik yaptığı için içeri alınmasını doğru bulmuyorum. Sanata kelepçe vurulmamalı.

İmza günlerinde AVM’ler dolup taşıyordu ancak bu haberlere bir süredir rastlamıyoruz. Dinleyicilerinin ekran önündeyken süren ilgisi devam ediyor mu ? Dinleyicilerinle arandaki iletişim nasıl ?

2 yıllık bir ara verdim, isteyerek olmasa da böyle bir aradan sonra popülarite düştü. Fakat hala sahip olduğum ve beni bırakmayan bir kemik kitlem var. Elimden geldiğince geri dönüş sağlamaya çalışıyorum, onlara da minnettarım :)

Bu ilgi olumlu ya da olumsuz olarak özel hayatını ve sosyal hayatını nasıl etkiledi ?

İlgi olumsuz etkilemedi, doğru şekilde yürüttüğüm sürece aksine bana gaz ve heyecan verdi. Bu güzel bir şey.

İlerleyen günlerde seni yeni projelerde görecek miyiz ?

Şu aralar evde demolar kaydediyorum, yeni bir şeyler deniyorum. Albüm çok taze. Tamam 2 yıl seri bir üretimde olmadım ama albüm yeni çıktı, dinleyicime sürekli sürekli şarkı yayıp ismimi eskitmek istemiyorum. Kısa bir inziva daha yaşıyorum, bu süreçte geliştirmeye çalışıyorum kendimi.

Peki bu yaz yer alacağın konser ve organizasyonlar var mı ?

Konserleri ve etkinlikleri bitirdim çok şükür :) İlerleyen vakitlerde Istanbul’da bir lansman konseri ve diğer şehirlerde imza günüm olabilir.

Eklemek istediğin bir şey var mı ?

Beni destekleyen herkese teşekkürler. Rüzgar benim aksime estiği zamanda bile doğruyu bildiğimden eminsem rüzgara karşı yürümek zor ama keyifli oluyor. Kemik kitlem beni biliyor. Her şeyi içimden geldiği gibi yapmaya devam edeceğim. Hip Hop’la kalın.

Dinle / Satın Al: iTunes & Spotify

Online: www.twitter.com/tankurtmanas & www.facebook.com/tankurtmusic & www.instagram.com/tankurtmanas